goguslerine silikon taktiran kiz

<bkz: fabrikator kizi >

90 yasinda duz duvara tirmanan bir dedeye sahip olmak

<bkz: açmayın dedeler>
<bkz: sikişen dedeler>

bulent ortacgil dinleyen kisiyi entel olarak algilamak

<bkz: sorduk mu>

dersim katliami

kim ne derse desin sorumlusu atatürk ve ismet inönü'dür.

chp de dersim krizi

cumhuriyet halk partisini zor durumda bırakan ikiye bölen kriz. aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hala dersim soykırımını kabul etmiyor, özür dilemiyor. zaten dilese bile bile netice değişmez. bülent arınç kadar bile cesaret gösteremiyor kılıçdaroğlu ben, hayatımda bu kadar kaypak yürekli necis yüzlü bi' insan görmedim. üstelik dersim'li. yazıklar olsun diyorum başka bir şey demiyorum.

vicdani ret

kimine göre korkaklık, kimine göre şımarıklık aslında bunlardan hiçbiri değil, aslında insani bir hak. silah kullanmamak kötü bir şey olmaması lazım en azından şahsi düşüncem. zaten yıllardır yok yere ölmüyor mü her iki tarafta, kardeş kardeşi vurmuyor mu? geç bile kaldık.

askerlik yapmanın zorunluluğu olmamalı. artık sadece türkiye ve azerbaycan da böyle bir zorunluluk var. o yüzden geri kaldık dedim ya. diğer avrupa ülkelerinde vicdani ret kavramı var. bu ülkede ne zaman güzel atımlar atılsa çiçekler açılsa mhp ve chp karşı çıkıyor.

vicdani ret; vicdan özgürlüğüdür ve suç sayılmamalıdır.

bizi bize dusman eden ulkeyi icimizden cikarip atmamiz gerek

ibrahim tatlıses'in gülmemiz gerek şarkısının bir bölümü.

meydan sozluk diger sozluklerden neden geride kaldi

cevabını her ne kadar bilsem bile yine de kafamı kurcalayan bi' soru. evet, çoğu zaman düşünüyorum meydan sözlük'ün neden geride kaldığını bildiğim halde tabii. aslında bazen ''aman canım banane'' diyorum bazen de 'bu hepimizin sorunu, bütün yazarların sorunu. hatta bütün yazarların suçu' çünkü, meydan sözlük'ün bazı yazarları eşeğin kulağına su kaçırıyor. ibnelik olsun diye eksi oy kullanıyor. kimisi diğer sözlüklerden başlık araklıyor kimisi entry. ulan yapmayın şunu el ele verelim de diriltelim sözlüğü. sonbahardaki yaprak döken ağaçlardan beter, meydan sözlük, yakında tamamiyle kurur.

bakın bu sorun benim canımı gerçekten sıkıyor. belki sanane diyeceksiniz. aslında bütün bunların suçu yöneticiler. ulan defalarca çağrı yaptık, gönderme yaptık buradan buradan gelin sözlüğe sahip çıkın diye. ya da kapatın hepimiz kurtulalım. sudan çıkmış can çekişen balıklar gibiyiz. ulan admin erkeksen çık karşıma*az önce facebook ve twitter sayfalarına baktım. günler hiçbir şey paylaşılmamış. bi' de uludağ sözlük'te gördüğüm başlıkları hemen burada görüyorum. birçok yazar araklıyor. amlarına koyayım onların, çok ayıp ediyorlar.

kaldı ki, meydan sözlük'te olan özellikler diğer sözlüklerin hiçbirinde yok, işte altın değerinde bir soru. bir sürü özellik varken diğer sözlüklerden neden geri kalıyoruz. özellikle birçok yazar, üşeniyor yazmaya. yazanların şevkini kıran yazarlarda var. neyse yazamayacağım ibişler daha fazla. moralim bozuldu yine.
hoşçakalın cicişler. görüşmemek üzere.

hilal cebeci ye bok atmak

<bkz: kim siker yalova kaymakamını>

birinin gay olup olmadigini anlamak

<bkz: hayvansın rıza>

altinci nesil yazarin kac tanesi adam cikacak

en çok merak ettiğim hadise. bakalım altıncı nesil yazarlardan kaç tanesi adam gibi yazar çıkacak doğrusu merak konusu benim için. şimdi aslında erken teşhis yapmak istemiyorum ama, ben çok başarısız bir nesil bekliyorum zira, bunların bir kısmı ödlek bir kısmı fake hesap olacaktır. altıncı nesilyazarların kaçını yazma bağlamında adamdan sayabiliriz, kaçını aradan yıllar geçse bile hatırlarız, kaçıyla oturup adam gibi sohbet edebiliriz?

eminim ki, bunların bir kısmı hemen uçurulur. bi' kısmı da yazmıyor, öylesine alınmış diyelim. kesinlikle dediğim gibi olacak zaten. bir de büyük bir kısmının gizlieşcinsel olacağını düşünüyorum. bu konuda ciddi kaygılarım var. bir çoğu entry silip kaçar kesin. bunları ayrı ayrı tayfalara böldüm.

tabii ki, bütün genellemelerin olduğu kadar bu da yanlış, elbette altıncı nesil yazarlar arasında tek tük de olsa çok kaliteli kumaşlar çıkacak. çok değil ama, birkaç yazar sadece. acaba kaç tane mert yazar olduğunu açığa çıkarmak çok önemli. hatta altın değerinde bir soru.

yikanirken sarki soyleyen erkekte gizli escinsellik vardir

nefes aldığım müddetçe şiddetle adım kadar emin olduğum düşüncem. eğer erkek işlemin başlangıcından sonuna kadar aynı melodiyi tekrarlayıp, özellikle sabunlanma-ovalanma - durulunmada yüksek sesle şarkı söylüyorsa o erkekte kesinlikle gizli eşcinsellik vardır. çünkü genelde kadınlar duş alırken veya yıkanırken, ovalanırken şarkı söyler.

yıkanırken şarkı söyleyen erkek, içine kapanıp bir ibnedir. ağır godoştur. kendini kadın gibi hissediyordur. kadınlık hissi çok fazladır bu erkeklerde. aslında bu erkeklerin amacı temizlik değil, ovalanıp okşanmaktır. genelde erkekler eş işi veya temizlik yaptıklarında sadece ıslık çalarlar şarkı söylemezler. yıkanırken şarkı söylemek kadınlara mahsustur.

yuksek topuklu ayakkabi giyen bayanlar

<bkz: hastasıyız dede>

ulkucu bir kiza asik olan solcu

imkansız bir aşka düşmüş artık sabahları mutsuz uyanacak hayatı cehenneme dönüşecek solcu. vah garibim vah. allah başka dert vermesin bence. kendi kendine eziyet etmek ve yaşarken ölmek bu olsa gerek. evet, kesinlikle bu. düşman başına düşüncesi bile insanların tüylerini diken diken etmeye yetiyor.

bol bol ''bir ülkücü sevdim'' şarkısını dinler artık. allah sabırlar versin ne diyelim.

en sevdigi sirin sirine olan insan

<bkz: sakin ol şampiyon>

kadikoy

istanbul'un en büyük ilçesi. mitingler dolayısıyla artık pek sevmediğim, , gençliğimin geçtiği yer.

kucuk hanimin sarkisi

ezginin günlüğü'nün pek eğlenceli şarkısı.
sözleri de şöyle;

uyudu ada vapuru bu gece
dizlerimde dizlerimde
karanlığa karışıyor bir çocuk
yıldız doldurmuş ceplerine

ah sevdasız kaldım
böyle geçmez bu bahar
gül kokuyor gül kokuyor

el etti geçti bir deli martı
yarama değdi kundurası
küçük hanım dün kırlara kaçtı
kırıldı yolda sandukası
böyle geçmez bu bahar

uzaktan ada vapuru geçiyor
savuruyor bak dumanını
yüreğime dokunuyor bu sızı
dil yarası dil yarası

ah sevdasız kaldım
kalbim şimdi kıyıya vuruyor

el etti geçti bir eli rüzgâr
küçük hanım hülyaya dalar
çok eskiden düşlerde gülerdi
artık onun da geçmişi var
böyle geçmez bu bahar

ah sevdasız kaldım
aklım şimdi kıyıya vuruyor

hayat kur an

<bkz: allah utandırmasın>*
<bkz: hayırlı uğurlu olsun>

yilbasi gecesi evde escinsel hoplatmak

arkadaşlar biliyorum yılbaşına daha çok var ama canım çok sıkıldı. ne yapsam da keyfimi yerine gelse diye uzun uzun düşündüm. yılbaşında bir orospu yerine bir ibne hoplatmaya karar verdim. ne dersininiz fikrinizi alayım dedim ben de. ibneyi aramadan önce mastürbasyon yapıp, ibneyi bekleyeceğim orospu ve ya bir eşcinseli hoplatmadan önce mutlaka mastürbasyon yaparım. adetimdir. sevişmeden önce hep yaparım bunu.

spermleri özenle bi kapta muhafaza ederek ona içirmek istiyorum hem de süte karıştırarak. biliyorum iğrenç ama yine de çok güzel. yılbaşı eğlencemi bu şekilde planlayacağım. yılbaşı gecesi eve bir eşcinsel çağırıp onu tam bir kadın gibi hissetirmek istiyorum.

yururken elleri ceplerinde sarki soyleyen ozenti insan

yolda yürürken etrafta güzelliklere bakması yerine elleri ceplerinde şarkı söyleyen kafası eğik özenti insan. aynı zamanda bir amip.
en azından şarkı söyleyeceğine bir cep telefonu, mp3 player, ipod gibi zımbırtılarla müzik dinlese daha iyi insan yolda yürürken şarkı söyler mi, canı sıkılır mı?
yolda yürürken insanı karşısına ne güzeller çıkıyor. kaldır kafanı bir bak kedi, köpek, ağaçlar v.s bunlar yetmiyor mu? bunların kafayı yediklerini düşünüyorum.

sağında solunda mağazalar, alışveriş merkezleri, market-bakkal, pastane var.
var oğlu var işte! onlara bak canın sıkılıyorsa ellerin ceplerinde şarkı söylemek neyin nesi. belli belirsiz insan sesleri, arabalar sokaktasın işte allahın manyağı.
şarkı söylemek istiyorsan banyo keyfinde istediğin kadar söyle allahın salağı. yok eğer sokaktaki güzellikleri elinin tersiyle itercesine kafanı eğip, şarkı söylemeyi tercih edersen ''neyin peşindesin'' diye sorarlar adama.